Doku Teknikleri
Arayüz Teknikleri
Desen Teknikleri
Yazı Biçimlendirme Teknikleri
Fotoğraf Biçimlendirme Teknikleri
Fraktal Teknikler


Temel Teknikler


Eyeball Design
Absolute Cross
Planet Photoshop
Team Photoshop
Anders Qvicker
Screaming Ard Designs
Shadowness
Phong
DesignsByMark
Ozones
Topaz Designs
Pixel Junction
Blue Sky Heart Graphics
Russel Brown
Grafx Design
Tutorial Warehouse
Neo Frog
Dsigning.com
Web Design Library
Good Tutorials


Web Dersleri
Luna Photoshop
Firmer Designs
aeStudio.com
TurkBros
Tasaryum


Volkan Derinbay
Briç Dersleri
Vampir Avcısı Buffy
Hititler
Automated Guided Vehicles
Tarım Net
56001 E-Kütüphane
EFE Endüstri ve Tic. A.Ş.
Web Dilleri
İtme ve Çekme Sistemlerinin Karşılaştırılması
İşletme Kaynak Planlaması Raporu


oyun komedi sohbet

Yukarıdaki fotoğraflar Sedat User tarafından çekilmiştir.

...........................................................

Fraktal, latince parçalanmış / kırılmış anlamına gelen fractus sözcüğünden geliyor. İlk olarak leh matematikçi Mandelbrot tarafından literatüre kazandırıldı. Özetle fraktalizm kendi kendini tekrar eden ama sonsuza kadar küçülen parçaların oluşturdukları bütünün kendisi olması. Aynı şekilde bütün de kendisine benzeyen daha büyük bir bütünün parçasıdır.

Bilgisayarsız ve kısıtlı sayıda oyuncakla çocukluğumun uydurma eğlencelerinden biri büyük aynaya küçük el aynasını tutmak ve aynalar içinde aynaları gösteren tünelin sonunu görmeye çalışmaktı. Daha sonraki yaşlarım da da fraktal sanatın küçük parçalara indikçe bütüne ulaşması ve her bütünün kendi içinde oluşturduğu sonsuzluğa varışı beni hep etkiledi.

Fraktal sanat özellikle fotokompoziyonda son zamanların popüler akımı haline geldi. Yukarıda Joseph Presley'in fraktal saat çalışmasını görüyorsunuz. Ben de Photoshop derslerine fraktal teknikler bölümü ekledim, umarım içini zenginleştirecek zamanım olur. Son uğraşım bu, belki sizi de içine çekebilirim...



...........................................................

Dağları, ovaları, yaylaları, gölleri, denizleri, okyanusları olan bir dünya yaratalım ve sonra o dünyaya istediğimiz noktadan bakalım. Terragen'le bunu yapmak artık çok kolay.

Ben askerdeyken, karargahın olduğu arazinin GPS verilerini x,y ve x değerleriyle GIS yazılımlarına (Mapinfo, ESRI, vb.) yükleyerek karargahı dijital ortamda 3 boyutlu olarak oluşturmuştuk. Ama bu GIS programlarından bir kısmının RENDER sonucu elde ettiğimiz görüntü göze hitap etmiyordu. Zaten o programları kullanmak, kumaşlarıyla (texture) çimleri, kayalıkları, ağaçları oluşturmak oldukça zordu.

Terragen yazılımıyla gerçekçi arazi görünümü elde etmek çocuk oyuncağı. Terragen Bryce gibi sadece dağlar, nehirler, göller oluşturmamızı sağlamıyor, sayısal bir arazi oluşturmamızı ve bu araziye istediğimiz noktalardan bakmamızı sağlıyor. (Bryce'la ikisini karşılaştırmak belki de çok doğru değil.)

Terragen'in yaratıcısına www.planetside.co.uk adresinden ulaşabilir ve ücretsiz olarak Terragen yazılımını indirebilirsiniz. (3 mb'ı aşmayan bir dosya.) Ayrıca yurdumuzdan bazı güzel insanlar www.terraturk.com adresiyle Türkçe Terragen dersleri, yarışmaları ve galerileri olan muhteşem bir site yapmışlar.

Ücretsiz, kolay indirilen, kullanımı kolay ve Türkçe kaynağına ulaşabileceğiniz muhteşem bir yazılım.TerraTürk sitesi ile yarım saatte Terragen Kullanıcısı haline geliyorsunuz. Daha ne olsun?



...........................................................

Carl Sagan'ın kitabından uyarlanan Temas (Contact) filminde, Jodie Foster uzayda yolculuk yapar ve yolculuğunun sonunda galaksinin en muhteşem manzarasına sahip bir yerde uzaylılarla temas sağlar. Film fena değildi ama benim aklımda hep o manzara kaldı...

Küçükken TRT'nin belgesellerinde Amerikan mekiklerinin görüntüleriyle bize hep Mars'ı Jupiter'i, Satürn'ü ve uydularını anlatırlardı. Neptün ve Uranüs için birkaç fotoğraf gösterirler, Plüton'dan ise kerhen bahsederlerdi. Ben belgeselin Plüton'la sonlanacağını bilirdim ama hep belgeselin devam edeceğini, mekiğin sonraki gezegenleri ve yıldızları dolaşacağını ümit ederdim. Ama TRT hiçbir zaman diğer gezegenleri ve yıldızları göstermedi ve ben hep okuduğum, bildiğim ve defalarca seyrettiğim gezegenlerden başkasını göremedim.

Çocukluğumdan kalan merakım bugünlerde yeniden geldi. TRT'den de, yanına gelen yüzlerce özel kanaldan da, NASA'dan da, Tayyip Erdoğan'ın uzay projelerinden de ümidim yok. Kendi gezegenlerimi kendim yapacağım artık.

Photoshop derslerinde bir kaç tane gezegen ekledim. Hepsi basit gezegen dokuları. Ama işin başlangıç noktasını ziyaretçilere verecektir. Ben de şimdiki işimden ayrılmayı başarırsam, nefes kesici uzay manzaraları tasarlamayı planlıyorum. Etrafta bu konuda güzel çalışmaları olan tipler var ama burunlarından kıl aldırmıyorlar. Sonuçta deveyle hendek değil, biraz vakit ve çaba gerektiriyor; yoksa Bryce ve Photoshop kullanarak gezegen resmi yapmak hiç de zor değil.

Yukarıdaki resmi kolayca beş dakikada yaptım. Photoshop derslerinde anlattığımdan farklı bir teknik kullanmadım sadece biraz süsledim. Belki gezegenlerle ilgili kumaş (texture) ve dokular (pattern) için yeni bir bölüm oluştururum. Bakalım...



...........................................................

Sedat'ı tanısanız bile, onun fotoğrafçı yanıyla hemen tanışamazsınız. Sedat fotoğraf sergileri düzenlemiyor, kendi mükemmel kişiliğini anlatan bir dergi çıkartmıyor veya fotoğraflarını gözümüze sokup "Biraz sanatın ışığından yararlanın cahil hayvanlar!" demiyor. Bir şekilde elinde, masasında, dağcı çantasında tesadüfen buluyor ve iç güdülerimiz gereği sevişen iki hatunun fotoğrafını görmeyi ümit ederek fotoğrafların üzerine "Bi bakiim" diyerek saldırıyoruz. Sedat bakışlarıyla, fotoğraflara bakan bizlerin hayatın anlamından ve afrodizyak bağlarından, neşe ve üzüntünün dualizminden, metafiziksel sanrılardan ve benim anlamını bilmediğim bir sürü başka şeyden bahsedip, varolmanın sancılarını çekmemizi bekler. Tabi bu sahne, fotoğraf bakıcılarının abuk abuk desteyi karması ve bir dağ fotoğrafına bakıp: "Bu fotoğrafı dağda mı çektin?" gibi sorular sorması ve Sedat'ın çabuk el hareketleriyle fotoğraf destesini toplayıp kaldırmasıyla son bulur. Benim gibi soytarılarsa her fotoğrafı dikkatlice inceler, öküz olduğumuz belli olmasın diye fotoğrafın çekildiği anlarla ilgili yersiz sorular sorar, bir yandan da Sedat'ın "İki saattir damperli öküz gibi bakıyon fotoğraflara, söyle bakalım ne anladın? Hangi teknik kullanılmış? Hangi sanatsal akımları sezinledin?" gibi sorular sorması paranoyası içinde her an kaçmaya hazır vaziyette bekleriz...

Dediğim gibi benim bu taraklarda bezim yok, Kenan Evren'den başka Türk ressam tanımayan biriyim ben. Bir fotoğrafa bakıp, varoluşun sancılarını çeken biri değilim. Tabi bu Sedat'ın fotoğrafları konusunda birkaç laf etmeme engel değil. Sedat'ın fotoğraflarını seviyorum; çünkü Sedat'ı severim… (Çok mu sanatsal bir eleştiri oldu? ) Fotoğrafları gezdiği yerleri ve daha çok doğayı yansıtıyor ama "bakın siz bok gibi otururken, ben buralarda geziyordum" dan daha fazlasını bulabilirsiniz. Fotoğraflarda doğal nesneleri su yansımaları, yakın çekim veya ufak tefek renk ve desen oyunlarıyla beraber görebilirsiniz. Belki birbiriyle öpüşen hatunlar da vardır ama ben henüz görmedim. Gözlemciliğim zayıf, fotoğrafları duygulandırıp, konuşturacak yetenekte biri değilim… İşin sanatsal yanını görmezden gelirsem, bu fotoğrafların; yaşananlarla hayatı daha anlamlı kılma çabası olduğunu söyleyebilirim.

Bir fotoğraf makinesi bile şart değil aslında. Fotoğraflar görülmüş anların kanıtlarından ibaret. Yaşanılan anılar unutulmadıkça birer fotoğraftır aslında. Benim üzüntüm kanıtsız kalmak değil... Öyküler, hayaller ve kayıp zamanlar içinde yürüyüp de bakmadığım yolları ve yüzleri fotoğrafsız bırakmış olmak...



.............................................................................

Gördüğünüz gibi sitenin tasarımını yeniledim. Eski tasarım biraz aceleyle yapılmıştı, uzunca zamandır eski tasarımın üzerinde çalışmak için fırsat kolluyordum. Sonunda eski metalik arayüzden vazgeçip, tasarımı tamamen yenilemeye karar verdim. Yeni tasarımın daha sade ama yine de göz alıcı olmasını istiyordum; umarım başarabilmişimdir.

Üst arayüzün içine sayfaya her girişte rastgele değişen birbirine geçişli fotoğraflar ekledim. Fotoğrafları çeken sanatçının ismi sayfanın sağ üst bölümünde yer alıyor.

Tasarımla birlikte, içeriği de yenilemem ve geliştirmem lazım ama yapacak o kadar çok şey var ki!



..........................................................

Photoshop teknikleri, bu konuda ilerlemek isteyenler için çok yardımcı oluyor. Eğer Photoshop araçlarını, Lasso'lamayı (seçmeyi) ve katmanları kabaca biliyorsanız, bu teknikleri kolayca öğrenebilirsiniz.

Birçok sitede Photoshop teknikleri (tips - ipucu diye de geçiyor) yer alıyor. Yerli ve yabancı kaynaklara yandaki menülerden ulaşabilirsiniz. Özellikle Webdersleri'ndeki Malina'yı mutlaka okuyun. Arada bir Zoque foruma da uğrarsanız, Photoshop dünyasının kapıları size sonsuna kadar açılacaktır.

Bu sayfaya Photoshop tekniklerini koymakla literatürde bir eksikliği tamamlıyor değilim, sadece bildiklerimi paylaşmak hoşuma gidiyor. Ayrıca bu uğraş Photoshop dünyasından kopmamamı sağlıyor.

Anlattığım teknikleri 5 ana bölüm altında topladım. Sitede yer alan teknikleri kendi zevkime göre seçiyorum. Tekniklerin sayısı çok değil ama az da sayılmaz. Diğer web sitelerinin de adreslerini verdiğime göre yüzlerce tekniğe ulaştığınızı söyleyebilirim.

Bir diğer konu da bu tekniklerin patentinin kime ait olduğu. Tekniklerin birçoğu temel tekniklerden ve ilk yaratıcısının kim olduğunu bilmiyorum. Hiçbir tekniği başka bir siteden olduğu gibi geçirmiş değilim. (Bunu yapmanın benim için bir zevki veya getirisi yok.) Başka bir sitede beğenip de, kendi anlatımım ve yorumumla yer verdiğim tekniklerde sitenin ismini veriyorum. Eğer teknik birden fazla sitede yer alıyorsa, isim vermiyor ama kendi buluşum olmadığını belirtiyorum. Bunca araklayıcı site varken, diğer arkadaşların emeğine duyduğum saygının altını çizmek istedim. Bunu belirttikten sonra oldukça özgün olmaya çalıştığımı ve teknikleri anlatırken elimden geldiğince özen gösterdiğimi ekleyim.



© Volkan Derinbay, 2003